SON KAĞAN......

Bir gece yarısı ansızın başladığım bu çalışmayı tamamladığımda bir kere daha inatçı yapımın yaşamıma büyük yön verdiğinin farkına vardım. Çünkü “Yazma!” ya da “Yazmamalısın!..” diyenlerin inadına yazmaya devam etmiş olmasaydım bu kitabı asla tamamlayamazdım. Bu nedenle bana bu süreçte destek olan ailem ve dostlarımın ardından ilk teşekkürlerimi bana neyi yapmamam gerektiğini söyleyenlere iletmek istiyorum. 


Bu romanın ana temasını oluşturan Türklük olgusuna ısrarla vurgu yapmak istememin nedeni uzun yıllar kendini yetersiz hissetmesi için her platformda baskı altına alınmak istenen bu büyük milletin hak ettiği yerlere ulaşabilmesinde ufakta olsa bir katkı yapabilmektir. Roman içeriğinde her ne kadar fantastik öğeler barındırsa da burada yazdıklarımın, bu öğeler olmasa dahi bir gün gerçekleşeceğine dair inancım tamdır. Belki romandaki kadar hızlı değil ama yine de bir gün…


Uzun yıllar önce okuduğum bir kitapta “ Keşke imkan olsa da tüm gençlere kısa bir müddet dahi olsa Avrupa’yı gezdirebilsek…” diyordu sevdiğim bir yazar. Bu fikir her ne kadar gerçekleştirilmesi zor olsa da hoş bir fikir olarak kaldı aklımda. Bir ülkenin tüm gençlerinin ufkunu genişletmekte ne kadar büyük bir katkısı olabileceği düşünüldüğünde harika olabilirdi. Ama tek amacın gençliğin ufkunun genişlemesi olduğunu düşündüğüm için yanıldığımı yıllar sonra mesleğim nedeniyle Avrupa’nın büyük bir bölümünü dolaşabilme imkânı bulduğumda fark ettim. Gerçekten mimarisi, dokusu çok güzel şehirler ülkeler vardı ama… Ama ne İstanbul kadar güzel bir şehir görebildim orada, ne de Anadolu kadar güzel bir doku. 


Birçok insanla tanışma imkânı da yakaladım ve o yazarın tam olarak neyi kastettiğini artık biliyordum. Doğusunda batısına tüm Avrupa’da ya da Afrika’da kısacası tüm dünyada Türk kadar güçlü bir karakter yoktu aslında ve tek sorunumuz biz bunu millet olarak göremiyorduk. Bizim aynadaki yansımamızı göremediğimiz bu dönemlerde ise artık onlar bizi bizden daha iyi biliyordu. Buna ufak bir örnek olarak da bu yazının sonunda yakın geçmişte Fener Rum Patriği’nin dönemin Rus Çarı’na yazdığı mektubu koymak istiyorum ve bu mektubu okuduğunuzda ne demek istediğimi daha iyi anlayacağınızı umuyorum. 


“ Millet olarak hedefimiz ne kadar yüksek olursa olsun, yüreğimizde ona ulaşabileceğimiz bir inanç merdiveni olduğuna” dair inancımı bir kez daha belirtmek istiyorum. Ulus olarak büyük potansiyelimizin farkına varabilmemiz ümidiyle…


Emrullah Özdemir 

Dnz.Astsb.

( Bizlerden biri, Sayın Emrullah ÖZDEMİR. Astsubayımızın yüreğine sağlık. Kitab basılmış ve şu an raflarda yerini almış durumdadır. Okumanız, okututulmasına katkı vermeniz, kendi değerlerimize katkıdır.Bu sunumu sizler ile paylaşmanın mutluluğu ile..Saygılar.)

Genç Kuşak Emekli Astsubaylar.

  
3606 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
SAAT
TAKVİM
DÖVİZ BİLGİLERİ
AlışSatış
Dolar9.57939.6177
Euro11.148711.1934
HAVA DURUMU